Değerli okur,
Mübarek Ramazan ayı gelmişken güzel, huzur dolu günler yaşarken paylaşmak istediğim ilk yazı da bu günlere uygun olsun isterdim aslında :( ama ülkemizde kadına yönelik şiddet ve taciz olayları haddini aşmışken üstüne bir de töre cinayeti konulu bir film izleyince bu pek mümkün olmadı. "Gelmeyen bahar" isimli 2013 yapımı bir film, konusu son derece klasik, haberlerde görmeye alışkın olduğum cinsten olsa da acıya alışılmıyor olsa gerek yine de film bittiğinde üzüldüm.
Töre denilen olguyu anlamak benim için çok mümkün değil insanın istediği olmayınca bir başkasına zulmetme hakkını kendinde görmesi de makul sayılabilecek bir durum olmamalı...
Türkiye gibi müslüman kimliğine sahip bir ülkede böyle hadiselerin yaşanması da ayrı bir çelişki çünkü peygamber efendimizin (sav) sünnetinde kadınları incitecek en küçük bir hadiseye rastlanmaz aksine şefkatte zirve olan efendimiz kadınlara her zaman yumuşak ve sevgiyle yaklaşılmasını istemiştir. Ancak öyle bozuk bir toplum yapısına dönüştük ki her gün eşini öldüren, yaralayan, döven ya da sokakta sarkıntılık eden kişilerin haberlerinden cani şekilde işlenen cinayetlerden oluşan haber bültenleri sıradan olmaya başladı ne yazık, ne acı!
Adalet mekanizmasının caydırıcı olmayışı, erkek cinsinin haddinden fazla değerli ve her daim haklı sayılması bu sorunun temel kaynağı bana göre. Tabi son derece duyarlı senaristlerimizin (!) yazdığı dizilerde de bu tür sahnelerin intikam şekli olarak lanse edilerek yer alması da işin bir başka tarafı...
Bu konuda çok doluyum yoksa böyle kasvetli bir başlangıç olmazdı....:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder