28 Aralık 2015 Pazartesi

yeni yıl geliyor

Yeni yıl geliyormuş, yeni umutlar, yeni dilekler filan falan.... her yılbaşında olduğu gibi güzel temennilerde bulunacağız ama hiçbir şey güzel olmayacak zira dünya her geçen gün yaşanılabilirlik oranını kaybediyor. Ama 2015 gerçekten de çok kötü bir yıl oldu. Bu yıla dair pek iyi şeyler yok aklımda, hatta son 5 yılın en kötüsüydü bile denebilir. daha gerisi ile kıyaslayamıyorum çünkü çok net aklımda değil önceki seneler.
Yeni yıl deyince noel babaydı çam ağacıydı mevzusuna hiç girmeyeceğim, canı sıkılan kırmızı don da giyebilir, ağaç da süsleyebilir böyle şeylere takılmanın anlamlı olduğunu düşünmüyorum. Özenti bir milletiz sonuçta ne görsek, ne duysak yapmak istiyoruz. Bunları eleştirmek gerçeği değiştirmeyecek.
İşin bana saçma gelen tarafı yıllar geçerken, insan ömrünün sonuna doğru yaklaşırken bu sevinç, coşku da nereden çıkıyor? (doğum günleri için de kısmen aynı düşünüyorum). Dahası Dünya Güneş'in etrafındaki dönüşünü tamamlıyor, biz de 10'dan geriye doğru sayarak bu döngüden haberdar olduğumuzu ispat ediyoruz adeta.
Bu alem içinde insanoğlu da başka bir alem hakikaten...

yeni yıl mesajım da son zamanların fenomeni benim de duygularımın tercümanı bir karakterden gelsin



20 Aralık 2015 Pazar

alışmak..

insana ait en önemli özelliklerden biri "alışmak" kabiliyeti belkide...bu konuda sınır tanımıyoruz her şeye alışma yeteneğimiz var, zaman faktörü değişebiliyor sadece ama insan eninde sonunda konu ne olursa olsun yeni durumuna adapte olabiliyor. her gün başka dertlerle karşılaştığımız bu dünyada bize verilen en büyük nimetlerden biri alışabilmek.
ya alışamasaydık? işte o zaman yalnızca bir acı bize yeterdi. her gün onun ızdırabıyla uyur ve uyanırdık, dünya gerçekten bir zindan olurdu. iyi ki alışıyoruz. bazen alışırken kafayı yediğimizde doğrudur ama olsun insanlar da bizim bu halimize alışıyorlardır nihayetinde...
öyle böyle alışırım alışacağım alıştım derken ömür geçiveriyor... bugünün  büyük derdi yarın dudağımızın kenarında bir tebessüm oluveriyor. dün ağladığımız işlere bugün gülüyoruz. hayat böyle garip ve anlamlandırması zor bir meşgale aslında... :) 


6 Aralık 2015 Pazar

arabesk

Her türlü müziği dinlemekle beraber arabeskin başka bir yeri vardır diye düşünürüm. hani şöyle arabesk günler olur oturup dinlemek, ağlamak isteriz.... 
Oturduğu yerden aşık olur insan ya da olmayan bir aşkın acısını çeker...Ama nedense arabesk dinleyenlere varoş gözüyle bakılır onu da anlayabilmiş değilim. Böyle düşünenlerin hiç arabesk dinlemediği kesin, tadını bilmiyorlar zira...
yoksa Orhan babadan "dilenci" şarkısını dinleyip etkilenmemek mümkün değil, aynı şekilde Selami Şahin'den "yalan"  Ümit Besen'den "nikah masası" ve böylece liste uzar gider. son günlerde favorim ise Müslüm Gürses eskiden asla dinlemem dediğim bir isimdi lakin enfes parçaları var buraya da ekliyorum dinleyince hak verirsin :)



dinle ama kendini kaybetme!!!

5 Aralık 2015 Cumartesi

güzel şarkılar

eskiden şarkılarla ilgili olarak artık her şey yazıldı, her konuda şarkı sözü var, gün geçtikçe daha kötü şarkıların çıkacağını düşünürdüm.
son zamanlarda bu konuda yanıldığımı görüyorum hakikaten güzel şarkılar ve şarkıcılar çıkıyor piyasaya 
bunlardan birini buraya ekledim güzel  :) 

bu ikilinin ayrı ayrı güzel şarkıları var , dinlemeye değer

Yabancılaşmak

İnsanoğlu alem bir varlık doğrusu. Zamana göre nasıl da değişiyor. Hem fiziksel, hem ruhsal... hiç kimse başladığı gibi bitiremiyor hayatı....