Bugün öğrenci ve öğretmenler için ilk yarının son günü, karne günü! Eskiye nazaran bu günlerin de artık heyecanı kalmadı zira e-okul sistemi sayesinde çocuklar zaten karnelerine gelecek notları biliyorlar. Hatta öğretmenin verdiği sözlü notunu neyi nasıl değerlendirdiğini filan her şeyden haberleri oluyor. Dolayısıyla "acaba zayıf var mı?" "takdir ya da teşekkür alabildim mi?" gibi tatlı heyecanlar kalmadı. İyi mi oldu yoksa kötü mü? sorusu göreceli bir konu. Bence hem iyi hem de kötü tarafları var.
Yalnız zamanın teknolojinin değiştiremediği bir şey de var bu konuda, velilerin karneleri hayat memat meselesi gibi görmeleri. Hele son dönemde çocukların derslerini onlardan önce yapmaya çalışan veli akımı da var ki endişe uyandırıyor! Tüm bunların üstüne karnede düşük not görünce çocuğun geleceğinin karardığını düşünerek verilen aşırı tepkiler... bu ne zaman düzelir bilemiyorum bunun için de eğitim şart tabi..
Zaten bizim ülkemizde kişinin kendisini nasıl rahat ve mutlu hissettiği değil çevresine göre rahat ve mutlu olma şartlarını taşıyor olması önemli. Bu yüzden de toplumda iyi meslekler olarak görülen doktor, mühendis, avukat, öğretmen,.... gibi mesleklerden birine sahip olmak temel şart bu da iyi bir öğrenci olmaktan geçiyor tabi. Aslında sormak lazım bu işleri yapanlara ekonomik kaygıları bir yana bırakırsak bu işi yapmak ister misiniz?diye acaba kaç tanesi "elbette mesleğimi severek yapıyorum" diyen tarafta yer alır?.çok olmayacağını tahmin ediyorum.
Hasılı kelam hayatta hiçbir şeyi abartmamak lazım olanda hayır vardır öğüdüyle yol almak gerek! olduğu kadar, olmadıysa o da hayrımızadır zaten.






