22 Eylül 2016 Perşembe

Malcom X

Sosyal medyada zaman geçirdikçe gençlerin örnek aldığı, hayranlık duyduğu birileri var mı acaba? diye bakarım. Gençler, genellikle "Che Guevara" "Bob Marley" gibi isimlerin sözlerini paylaşıyorlar. Az da olsa Malcom X ismine karşı da bir ilgi var. Bob Marley neticede müzikle ilgili biri olduğundan insanların ilgisini çekmesi doğaldır diye düşünüyorum. Che guevara ise devrimci düşüncenin takip ettiği karakterlerden. Bende merak uyandıran ise Malcom X ismi oldu. "Müslüman bir Afroamerikan Amerika'da siyah ırkın haklarını savunmuştur" bilgisi dışında bir fikrim yoktu. Bu nedenle Malcom X"in hayatını anlatan bir kitap araştırmasına giriştim. Malcom X'in kendi anlatımından yola çıkılarak Alex Haley tarafından yazılan kitabı merakımı giderir düşüncesiyle okumaya başladım.
Öncelikle kitabın oldukça akıcı bir dile sahip olduğunu söyleyebilirim. Malcom için ise çarpıcı bir hayat yorumunu yapabilirim. Malcom x in hayatını üç kısıma ayırmak lazım diye düşünüyorum. Birinci kısım; küçük yaşta babası öldürülen, bir süre sonra da annesinin yanından alınarak koruyucu aileye verilen bunun neticesinde de sokaklarda her türlü pislikle iç içe geçmis hapishanede noktalanan bir hayat. İkinci kısım, hapishaneye girdikten sonra kendisine yol gösteren birinin yardımıyla islam cemaatine dahil olan, sürekli okuyarak varlık sebebini araştıran, sonrasında hitabet kabiliyeti ve islam cemaatinin desteğiyle binlerce insanı arkasında toplamayı başarmış bir hayat Üçüncü kısımda ise İslam cemaatiyle yollarını ayırarak haccını da yapmış sünni bir müslüman olarak suikast sonucu hayata gözlerini yuman bir hayat. 
Aslında ibretlik bir yaşam öyküsü var, içerisinde çok fazla mesaj barındırıyor. Mesela mensup olduğu islam cemaatinden cemaat liderinin birtakım ahlaksız durumlarından dolayı uzaklaşıyor ama bu konuda ikna edebildikleri çok az oluyor. Sorgusuz sualsiz liderlerine inanan birkaç kişi, sonunda bir zamanlar birlikte yürüdükleri Malcom'u da öldürüyorlar. Günümüzde de buna benzer ne kadar hadise var....
Kitabı okuduktan sonra tavsiyem; filmini de izlemeniz. O zaman daha iyi oturuyor her şey. 
Sonuç olarak yapacak çok şeyi varken pisi pisine kaybedilen kişilerden biri Malcom X. Peki kaybeden kim oldu? Bu hikayenin kaybedeni tüm insanlık kazanan ise sadece Malcom X. 

1 Eylül 2016 Perşembe

Sonbahar...

Sonbahar mevsiminin ilk günü geldi ve sosyal medyada rüzgarı esmeye başladı. "Şairlerin en lirik şiirleri sonbaharda yazılmıştır heralde" düşüncesi oluşuyor bende paylaşımları gördükçe. Genel algıda hüznüyle birlikte sevilen bir mevsim olarak görünür sonbahar. Sonbahar resimlerinin güzelliği başkadır, ne de olsa birçok renk barındırır içerisinde...

Bana kalırsa hiç de sevimli bir mevsim değildir sonbahar... Güneş daha erken batmaya başlar, gündüzler kısalır, havalar giderek soğur arkasında kışı getirir sonuçta ve yapraklar önce sararır sonra da düşer dalından

 ölümü en çok hatırlatan mevsimdir benim için, insan ömrünün son demleri gibidir Sonbahar...

Şairler tüm bunları unutturmak için Sonbaharı gizemli ve çekici kılan dizeleri kaleme almışlardır belki de.... Ataol Behramoğlu'nun "Eylül Sabahının Serinliğinde" şiirinde olduğu gibi

Peki hiç güzel bir tarafı yok mu bu mevsimin? olmaz mı... elbetteki var. Mesela en sevimli yanı kestanedir. Enfes bir lezzettir kestane bir de kalorisi çok olmasa yemeye doyum olmaz :) 


Sonra mısır, en güzel mısırı Eylül Ekim aylarında yiyebilirsin hele de közde yapabiliyorsan senden iyisi yoktur bu mevsimde.

İşte böyle bir acayip mevsimdir Sonbahar seveni çok, dertlendirdiği daha çok... 

Yabancılaşmak

İnsanoğlu alem bir varlık doğrusu. Zamana göre nasıl da değişiyor. Hem fiziksel, hem ruhsal... hiç kimse başladığı gibi bitiremiyor hayatı....