Eski fotoğraflara bakmak pek çok kişinin sevdiği bir etkinliktir, nitekim benim de öyle...tatillerde köye gidişimde tavan arasına kaldırdığım üniversite dönemine kadarki (daha sonraki fotoğraf albümleri dijital ortamda) fotoğraf albümlerine bakmaya bayılırım!
Fotoğraflarda hep gülümseyen insanlar olduğu için baktıkça sen de mutlu oluyorsun. Sahi neden fotoğraflarda hep güleriz o anda herkes gerçekten mutlu mudur? ya da günün birinde bakınca kendimizi mutlu görmek için mi gülümseriz fotoğraf çektirirken...belkide sadece mutlu olduğumuz zamanlarda fotoğraf çektirmek aklımıza geliyor...
Bir diğer gerçek ise yıllar önce kol kola samimi, içten gülücüklerle poz verdiğimiz insanların daha sonra isimlerini bile hatırlamakta güçlük çekiyoruz ne acayip...
Hayatımızdan hiç çıkmayacağını sandığımız insanlar nasıl da mazi oluveriyor..
Hani bir söz var ya 'bir insanı unutabilirsin, bir insanın sana neler yaptığını da unutabilirsin ama o insanın sana neler hissettirdiğini asla unutamazsın" diye, bu sözü bugün fotoğraf albümüme bakarken anladım ve onayladım. gerçekten de her insanın hissettirdiği bambaşka ve unutulmaz...kimisi gülümsetiyor, kimisi endişelendiriyor, kimine ise o zamana dönüp sarılma ihtiyacı duyuruyor...hepsi türlü türlü...
Ama iyi ki fotoğraflar var insan kendisindeki değişimi de görüyor ve bir ayet kulağımda çınlıyor "...dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir..." hakikaten böyledir, yaşadığımız hiçbir şeyin tekrarı yok gelip geçiyor sanki olmamış kadar yabancı, bir rüya gibi... iyi de olsa kötü de olsa elimizde kalan sadece bulunduğunuz anın zerresi...