Edebiyatçı deyince aklıma gelen ilk şey sigara ya da bir
kadeh oluyor…bu durum saçma olabilir ama bilinen şair ya da yazarlarımızın
fotoğraflarında hep böyle bir ayrıntı vardır. Öyle ki ben bile edebiyatta iz
bırakmak için biraz bohem gerektiğine inanmaktayım. Son dönem yazarlarımızdan
Elif Şafak hanım da bu konuda siyah süt romanında benimle aynı fikirde olduğunu
“ hamile kalmadan önce sigara içmezsem yazamayacağımı düşünürdüm” gibi sözlerle
ifade ediyor. Oysa edebiyatçı dediğin güzel alışkanlıklarla örnek olmalı kötü
bir alışkanlığı varsa bile bunu sergilememeli diye düşünüyorum.
Trt ekranlarında yayınlanan yedi güzel adam dizisi bu
şekilde kötü alışkanlıkları olmayan ama etkili kaleme sahip edebiyatçılarımızın
da olduğunu bize göstermiş oldu. Kendi adıma Cahit Zarifoğlu gibi ismiyle
özdeşleşmiş zarif bir karaktere sahip değerimizi bu dizi ile tanıdım ve hayran
kaldım diyebilirim. Zarif kişiliğin arkasında çılgınlıkları ve melankolik bir
ruh halini barındırabilen aynı zamanda da caminin yolunu bilen bir şair alışık
olmadığımız bir imaj şüphesiz. Böyle isimlere ihtiyacımız var, halihazırda
olanları tanımaya ise daha çok ihtiyacımız var…


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder