29 Ekim 2015 Perşembe

Yedi güzel adam


Edebiyatçı deyince aklıma gelen ilk şey sigara ya da bir kadeh oluyor…bu durum saçma olabilir ama bilinen şair ya da yazarlarımızın fotoğraflarında hep böyle bir ayrıntı vardır. Öyle ki ben bile edebiyatta iz bırakmak için biraz bohem gerektiğine inanmaktayım. Son dönem yazarlarımızdan Elif Şafak hanım da bu konuda siyah süt romanında benimle aynı fikirde olduğunu “ hamile kalmadan önce sigara içmezsem yazamayacağımı düşünürdüm” gibi sözlerle ifade ediyor. Oysa edebiyatçı dediğin güzel alışkanlıklarla örnek olmalı kötü bir alışkanlığı varsa bile bunu sergilememeli diye düşünüyorum.


Trt ekranlarında yayınlanan yedi güzel adam dizisi bu şekilde kötü alışkanlıkları olmayan ama etkili kaleme sahip edebiyatçılarımızın da olduğunu bize göstermiş oldu. Kendi adıma Cahit Zarifoğlu gibi ismiyle özdeşleşmiş zarif bir karaktere sahip değerimizi bu dizi ile tanıdım ve hayran kaldım diyebilirim. Zarif kişiliğin arkasında çılgınlıkları ve melankolik bir ruh halini barındırabilen aynı zamanda da caminin yolunu bilen bir şair alışık olmadığımız bir imaj şüphesiz. Böyle isimlere ihtiyacımız var, halihazırda olanları tanımaya ise daha çok ihtiyacımız var…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yabancılaşmak

İnsanoğlu alem bir varlık doğrusu. Zamana göre nasıl da değişiyor. Hem fiziksel, hem ruhsal... hiç kimse başladığı gibi bitiremiyor hayatı....