5 Ağustos 2016 Cuma

suçlu kim?

İçimde çok derin ve içli bir ağlamak var. Oturup şöyle saatlerce ağlasam geçer mi bu hissiyat onu da bilemiyorum. Sanki ne kadar ağlasam daha fazla dolacak gibi geliyor...Hem nasıl böyle olmasın ki ülkemizin bu günlerde yaşadıkları, her şeyin en kötüsünü düşünen benim aklıma bile gelmezdi. Bir felaketin eşiğinden döndük tabiri caizse. Hatta tam dönebildik mi? kurtulduk mu? o da belli değil.
Meğer ne cesur, ne kahraman insanlar yaşarmış ülkemde. Tarihi olaylarda anlatılan kişiler gerçekten de varmış, abartı değilmiş hiçbiri...  
Meğer ne kadar zalim de varmış bu ülkede... İşte bu kısmını aklım almıyor, anlayamıyorum. Bu kadar insan bu memlekete ihanette nasıl ittifak etmiş olabilir? Ne çeşit bir akıl tutulmasıdır? Tarihimizde çok talihsiz, anlaşılmaz olaylar var ama bu son yaşananlar hepsini sildi.Ben bu denli bir kötülük görmedim. Din kisvesi altında önce devletin bütün kurumlarına sızmak,sonra da devleti ele geçirmek ve haçlıların kucağına bırakmak. Bu ülkenin ekmeğini yemiş burada yetişmiş insanlar nasıl böyle bir plana alet olurlar? Zor çok zor buna bir mantık bulmak..
Şimdi suçlular tek tek gözaltına alınıyor. Bana kalırsa bu olayda suçluluk derecesi değişmek kaydıyla herkesin suçu var. Nasıl mı? anlatayım;
 1. Neredeyse tamamı müslüman bir ülkede yaşayan bireyler dinlerini bilmiyorlar, üstelik diyanet işleri başkanlığı gibi resmi bir kurum varken. Din bilgisi eksik olan kişiler birtakım cemaatlerin oyuncağı olabiliyor .
2. Bu ülkede dinini yaşamaya çalışmak uzun yıllar suç gibi algılandı. Özellikle 28 Şubat süreci olarak nitelendirilen dönemlerde masum insanlar sırf dindar oldukları için çok büyük haksızlıklara uğradılar. Dolayısıyla böyle haksızlıklara uğramamak için her kurumda dindar insanların bulunması, bunun için de gerekenin yapılması fikri insanlara makul geldi. (Ama ülkemizdeki her sorunu kendisi için fırsat bilen dış mihrakların bu durumu kullanabileceği kimsenin aklına gelmedi malesef.)
3. Adam kayırmak konusunda hiçbir mahsur görülmedi, görülmüyor. İşe girerken , terfi alırken kişinin kabiliyetleri değil refereansları dikkate alınıyor. Böylece kurumlarda bir gruba göre kadrolaşma daha kolay gerçekleşiyor.
4. Toplumumuzda mevcut durumu sorgulama, eleştirme gibi bir alışkanlık yok. Önüne geleni hele de saygın (!) birileri tarafından ifade edilen durumu hemen kabullenme var.  Her insan hata yapabilir gerçeği gözardı ediliyor. Adeta kişileri putlaştırma eğilimi var. 
5. Başkasının fikrini alma, etrafındakilere kulak verme de yok. Kitap yazdı diye hemen gözaltına alınan kişiler var. Hele bir bak bakalım yazılan doğrudur belki de işine gelmeyince hemen tepki göstermek niye?
Yukarıda bir kısmını yazmaya çalıştığım sebepler bugün başımızı ağrıtan bir örgütün oluşmasına neden olmuştur.  
Bilmeden buna hizmet etmiş olanları Allah affetsin.Ama bile bile sivil halka kurşun sıkanlar, ülkeyi bilinmez bir felakete sürmen isteyenler için cezaların en ağırı haktır...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yabancılaşmak

İnsanoğlu alem bir varlık doğrusu. Zamana göre nasıl da değişiyor. Hem fiziksel, hem ruhsal... hiç kimse başladığı gibi bitiremiyor hayatı....