27 Şubat 2017 Pazartesi

Kitap fuarı mı dedin?

Geçtiğimiz haftasonu  TÜYAP Karadeniz kitap fuarına gitmeye karar verdim. Daha önce bu tarz bir fuara katılma şansım olmamıştı.O yüzden kafamda oldukça nezih bir ortam olduğuna dair birtakım hayaller vardı. Kategorilendirilmiş kitap standları arasında insanlar rahat bir şekilde dolaşıyor, dileyen beğendiği yazarla fotoğraf filan çektiriyor ve piyasaya göre daha ucuza satılan kitaplardan bir sürü satın alınıyor. Bu düşüncelerim gerçekten de hayal olarak kaldı :(
Gitmeden evvel yerel haberlere bi göz atsaydım belki daha gerçekçi olabilirdim :))



Zulüm trafikte başladı. 15 dk lık yolu 1.5 saatte anca gidebildik. tabi yine de ümidimi kaybetmedim mis gibi fuar ve kitaplar bizi bekliyordu (!) Fuara vardık ki ne görelim kapı girişinden itibaren mahşeri bir kalabalık göz gözü görmüyor :) bir müddet kitap standlarını bile göremedim... 
Kim demiş Türkiye'de kitap okuma oranı düşük! millet birbirini eziyor neredeyse kitap alacağım diye :)

Fuara 3 kişi gittik ve sürekli birbirimizi kaybettik en son bulmayıp arabada buluştuk o kadar yani :))
Belki bir fotoğraf çektirir hatıra olur diye düşündüğümüz yazarın önündeki kuyruk dış kapıya kadar uzanıyordu, haliyle fotoğraf çektirmek bir yana uzaktan bile göremedik.


Nihayetinde 4.5 saatimizi alan fuar etkinliğinden hiçbir şey anlamadım desem yalan olmaz. Belki de en yoğun zamanına denk geldik bilemiyorum. Bir yandan da kitaplara bu kadar ilgi olması sevindirici bir durum. Bunu görmek de güzel. Artık yanımda biri çıkıp "memlekette kitaplara ilgi yok" filan derse kesin itiraz ederim hem de çok fena :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yabancılaşmak

İnsanoğlu alem bir varlık doğrusu. Zamana göre nasıl da değişiyor. Hem fiziksel, hem ruhsal... hiç kimse başladığı gibi bitiremiyor hayatı....