14 Eylül 2017 Perşembe

bir anı

İlkokul ve ortaokul yıllarımda bulunduğum yerin nüfusunun az olmasından kaynaklı olacak ki hep parmakla gösterilen başarılı bir öğrenci olmuştum.
Bununla birlikte zaman zaman ukala sayılabilecek tavırlarım da oluyordu.
Başarılı öğrencilerden beklenenin aksine benim kitaplarla hiç ilgim yoktu. Bildiğin kitap okumaktan kaçınan bir öğrenciydim.
Kitap okumaya teşvik etmek isteyen din kültürü öğretmenim her hafta elinde o yaşa uygun klasiklerden biriyle geliyordu, kitabı bana verip bir hafta içinde okumamı tembihliyordu. Ben de her defasında okumadığım halde okudum diyerek kitabı iade ediyordum kendisine.
Ta ki bir gün elinde Charles Dickens'a ait Oliver Twist kitabıyla gelene kadar.

 Öğretmenim bu sefer bana "bu kitabı okumanı ve bana ayrıntılı bir şekilde anlatmanı istiyorum" dedi. Sanırım kitapları okumadan verdiğimi anlamıştı.
Kitabı aldım bir yandan da kim okuyacak şimdi bunu düşüncesiyle eve gittim. Ama çare yok okunacak artık. Şöyle ufaktan bir başlayayım dedim birkaç sayfa okurum. Derken kitap bitiverdi. Anlatılan hikayenin çekiciliği mi yoksa yazarın şahane üslubu mu bilmiyorum. Kitaplara karşı olan tavrım biraz da olsa kırıldı ve elime geçen kitapları merak etmeye, okumaya başladım.
üniversiteye başladığımda ise kitapkurdu diyorlardı benden bahsederken...
Bir öğretmen bu kadar değiştirebiliyor işte hayatı üstelik branşı değilken...
Hep söylerim herkes öğretmen olabilir ama herkes insanların hayatına dokunamaz, kalıcı bir etki bırakamaz. Üzerimizde etkisini her gün hissettiğimiz öğretmenlerimizin hakkını verebilmek temennisiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yabancılaşmak

İnsanoğlu alem bir varlık doğrusu. Zamana göre nasıl da değişiyor. Hem fiziksel, hem ruhsal... hiç kimse başladığı gibi bitiremiyor hayatı....