Bugün vazgeçilmezimiz haline gelen bilgisayar teknolojisinin temelleri kim tarafından atılmıştır diye düşünen olmuştur mutlaka. Pek çok bilim adamının bilgisayarın bügünkü halini almasında katkısı vardır elbette. Bu bilim insanlarının en önemlisi olarak Alan Turing ismini söyleyebiliriz. Tarihte önemli işler başarmış birçok karakter gibi o da ibretlik bir hikayeye sahip.
Yapay Oyun filminde işte bu bilim insanının hayat hikayesi objektif bir şekilde anlatılıyor.
Filmde 2. Dünya Savaşı sırasında Almanların haberleşmede kullandıkları şifreleri kırmak için İngiliz Hükümeti tarafından oluşturulan bir ekipte görevlendirilen Alan Turing, icadı sayesinde savaşın seyrini değiştiriyor ve bugünkü bilgisayar teknolojisinin de temelini kurmuş oluyor.
Film biyografi olarak başarılı ve sürükleyici, özelllikle dönemi yansıtma açısından etkileyici bulduğumu söyleyebilirim.Alan Turing ile ilgili pek çok detay bulunmakla birlikte beni en çok ölümü etkiledi diyebilirim.
Bir matematik dehası olduğu düşünülen Alan Turing'in henüz 42 yaşındayken intihar ederek hayatına son vermesi gerçekten çok trajik bir durum. En verimli olabilecek yaşlarında hayattan ayrıldı. Kimbilir belki de bir süre daha çalışmalarına devam edebilseydi bugün sahip olduğumuz teknolojilere daha erken sahip olabilecektik ya da daha farklı türlerine sahip olabilecektik.
Peki neden intihar etti? sorusuna gelince o da gerçekten çok şanssız bir durum. Alan Turing'in eşcinsel olduğu anlaşılınca dönemin kanunlarına göre idam edilmesi ya da tedavi edilmesi gerekiyordu. Kendisi tedaviyi seçti. Ancak tedavi beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyince, düşünmek ve üretmek yegane hedefi olan bu kişi için yaşam sebebi de ortadan kalkmış oldu. Neticede siyanürlü bir elmadan bir ısırık alarak hayatına son verdi.
İddalar doğru değilse bile her sembol hikayesiyle daha güçlü hale gelir. Bence apple bu hikayeyi sahiplenmeli.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder